Eylül ayı, şirketler için 2026 bütçelerinin şekillendiği kritik bir dönem. Yöneticiler masaya oturup gelir-gider tablolarını çizerken, öncelikle ülkenin bu öngörülemez siyasi ve ekonomik ortamını anlamak zorundalar. Siyaseti tahmin etmek bugün geldiğimiz noktada neredeyse imkansız. Ekonomide ise her ne kadar tahmin ve hedef sapmaları yüksek olsa da elimizde bir yol haritası belgesi var. Özellikle makroekonomik çerçeveyi belirleyen en önemli belge hükümetin Orta Vadeli Programı (OVP).
2026-2028 OVP’si, bu açıdan yeni döneme ilişkin bir takım işaretler veriyor. Ama bu işaretler, yol ayrımlarında bolca uyarı levhası taşıyor. Enflasyon tahminindeki revizyon önümüzdeki yılın yine %20’lere ya da hemen üzerine yakın bir enflasyonla geçeceğine işaret ediyor. 2025’teki yüksek enflasyonun 2026’ya da bir maliyet baskısı olarak yansıması muhtemel. Diğer yandan büyüme oranlarındaki beklenti, talep tarafında kısmi bir canlanma vaat ediyor. Döviz kuru öngörüleri ise hem ithalatçıları hem de ihracatçıları yine zor bir yılın beklediğini gösteriyor.
Peki, OVP şirketlerin bütçe odaklı kararlarını nasıl şekillendirecek?